Türbanlı yengem efsane


Eminim hepinizin içinizde gizli bir fantezisi vardır. Sizin gibi benim de bir fantezim var. Porno Hikayeleri Hayatta en büyük tutkum türbanlı kadınlarla sikişmek. Önce size biraz kendimden bahsedeyim sonra da türbanlı yengemle yaşadığım muhteşem seks hikayemi anlatayım. Adım Murat ve 28 yaşında bekar bir gencim. Dediğim gibi türbanlı kadınlara karşı büyük bir ilgim var. Dayımın karısı türbanlı olgun yengem 48 yaşında 1.70 boyunda 70 kiloda koca geniş götlü kocaman memeli bir tanesi. Ben yengemi yıllardır sikmek istiyordum onun koca götüne hastaydım bunun için müsait zamanı bekledim ve sonuca ulaştım. Bir gece dayımlarda kalmaya gittim bilerek nedeniyse ertesi sabah dayım işe gideceği için yengem evde tek kalacaktı gece sohbet muhabbet ettik sonra yattık uyuduk. Sabah oldu yengem beni kaldırdır dayım işe gitmişti yengem kalk kahvaltı yapalım dedi sofraya oturduk yengem dar eşofman giymişti mutfakta kıvırtarak softaya çayları getirmiştir koca götünü görünce benim alet kazık benzeri olmuştu yengemin göz benim alete doğru kaydı ve gözleri büyüdü sonra bana baktı utanmıştı biraz sonra bişey konuşmadan kahvaltı yaptık sofrayı topladı bende içeri geçtim tv açtım yengem mutfakta işi bittikten sonra ben duşa giriyorum dedi havlusunu alıp banyonun yöntemini tuttu 5 dk sonra kapıyı kilitlemiş mi diye kontrol ettim açıktı duşa kabinden yengemin vücudunu görüyordum esmer tenli olgun yengem sabunlanmaya başlamıştı koca götünü sabunluyordu benim yarrak kazık bunun gibi oldu yine ve bende bir çırpıda üzerimdekileri çıkardım duşa kabinin kapısını açtım girdim kapıyı kapattım buhar içinde ki kabinde yengeme arkadan sarılıp yapıştım yengem napıyorsun sen Murat diye çırpınmaya başlanıyor bende sus sesini çıkarma seni yıllardır sikmek istiyorum beni azdırıyorsun deyip kalkmış olan yarrağımı yengemin sabunlu amcığına derhal kökledim 17 cm olan sikimin tamamı girmişti amına yengem derin bir ahh çekti bende ohh yavrum keyif almaya bak çırpınma dedim yengem titriyordu ve ağlamaya başladı biraz bu yaptığın çok aşırı yanlış ben yengenim senin nolur bırak beni diye söylendi bende sus yavrum tadını çıkar dedim ve amında git gellere başladım bir yandan yengemin memelerini emip yalıyordum ve amını pompalıyordum müthiş bir zevkti sikim şaha kalkmıştı vurdukça vuruyordum yengemin amına yengemde söylenmeyi kesmiş zevk almaya başlamıştı ohh ahh diyordu bende noldu orospu genç kalın yarrağı yiyince kudurdun diymi dedim oda hıı hadi sik daha hızlı sik dayında tık yok zaten beni bitirdin diyordu bende büyük bir zevkle yengemin amını on dakika siktim sonra sikimi ağzına verdim yalamaya başladı kafasını iyice emdi sonra domalttım bunu duşta koca götünün deliğini sabunladım ve hiç sikilmemiş daracık deliğine kafasını dayadım acımaz dimi dedi merak etme orospum ben acıtmayacam dedim yavaşça kökledim önce kafası girdi sonra biraz yüklendim tamamı lop diye girmişti içine ahhh yandım dedi derin derin nefes al dedim biraz bekledim arasında ve sikimi ileri geri yapmaya başladım deliği sikime alışmıştı bundan böyle kolayca girip çıkıyordu yıllardır hayalini kurduğumun yengemin koca götünü çatır çatır tokatlayarak sikiyordum yengem ohhh erkeğim sik götümü parçala diyordu bende orospummm yavrummm sen artık benimsin deyip götünü büyük bir zevkle sikiyordum artık gelmek üzereydim ve büyük bir hırıtıyla yengemin göt deliğinin içine tazikli bir biçimde boşaldım öyle 1 dk bekledim sonra sikimi çıkardım içinden süper bir haz almıştım yengemin dudağına öpücük kondurdum ve sen temizlen çık yavrum salondayım ben deyip çıktım yengem temizlenip çıktı sonra salona geldi orada seviştik biraz devamında çok fazla şeyler oldu. Hoşçakalın... Devamı Sadece burada

Arkadaşımın annesi beni milli yaptı - Seks hikayeleri


Merhaba ben İstanbulda üniversitede okuyorum. Bu yazdığım olaydan önce hiç kadın tatmamıştım. Komşunun benden 5 yaş büyük oğluyla yaşadığım eşcinsel ilişki tek deneyimim olarak hafızamda kötü bir hatıra olarak duruyordu. O olay beni cinsellikten soğutmuş ve korkutmuştu, ta ki bu olay yaşanana kadar. Geçen yıl mayıs ayıydı, Burdurlu bir arkadaşımla bir ev tutmuş, beraber kalıyorduk. İmtihan dönemi başlayınca arkadaşımın annesi bize temizlik ve yemek konusunda yardımcı olmak üzere bir kaç günlüğüne İstanbula yanımıza gelmişti. Arkadaşımın annesi 1.65 boylarında, 75 kilo civarında, 48 yaşında bakımlı bir kadındı. Ben genellikle içime kapalı birisi olarak yabancı bir kadının yanında rahat davranamıyordum. Üçüncü günümüzdü. Sabah arkadaşım fakülteye gitmişti, sınavı vardı. Ben ders çalışmak için evdeydim. Arkadaşımın annesi kahvaltı hazırlıyordu. Üzerinde açık yeşil bir eşofman ve pembe bir tişört vardı. Yeni uyandığından olsa gerek, sütyen takılmamış meme uçları sivri duruyor, oval dolgun memeler tişörtü zorluyordu. Uykunun etkisi ve memelerin görüntüsü sikimin kalkmasına neden olmuştu. Görmesin diye elimi önüme tutarak tuvalete gidiyordum ki, arkadaşımın annesi bana bakıp gülümsedi. Anlamıştı herhalde. Küçük tuvaletimi yapıp çıktım, salona geçtim, oturdum. Masada yemek yerken arkadaşımın annesini izliyordum, gözüm sürekli memelerine takılıyordu. Yemek yedikten sonra odama gitmek için ayağa kalkınca, arkadaşımın annesi elimle kapattığım önüme bakarak, derin bir “Ahh, ahh...” çekti. Ben ne oldu gibisine bakınca, “Gençlik işte! Enişteninki de gençken hemen kalkardı!” dedi. Neye uğradığıma şaşırdım! Arkadaşımın annesi resmen aranıyordu, ama bende onu sikecek yürek yoktu. Utanarak tekrar yerime oturdum. Nezaketen bir cevap vermem gerekiyordu, cesaretimi toplayarak, “Enişte bey kaç yaşında ki?” dedim. “55!” dedi. Ben de, “Okadar da yaşlı değilmiş.” dedim. “Ama maalesef yatakta pek icraatı yok! Ayda yılda bir-iki sefer anca yapıyor!” dedi. Ben daha da utandım, verecek cevap bulamıyordum. Sonra oğlunun kız arkadaşı olup olmadığını, sordu. Ben de, “Yok. Onun da yok, benim de yok.” dedim. “Kız arkadaşsız ne yapıyorsunuz peki?” dedi. Anladım ki arkadaşımın annesi bana iyice sulanıyordu, ben de daha rahat konuşmaya başladım, “Oğlunu bilmiyorum, ama ben masturbasyonla idare ediyorum.” dedim. “Peki, hiç bir kızla kadınla seks deneyimin varmı?” diye sordu, olmadığını söyledim. Birden elimi tuttu eşofmanın tam ortasına, amının üstüne götürdü ve “İşte elinin altında, ister bak, elle, ister sik!” dedi. Eğer bu fırsatı kaçırırsam iyiden iyiye içime kapanırım diye düşündüm ve hemen eşofmanını dizine kadar sıyırdım. O müthiş görüntüsüyle kıllı bir am gözümün önündeydi. Amını avucumla iyice okşadım. Avucumdaki sıcaklık tüm bedenimi yakıyordu. İyice yaklaştım. O mis kokulu amcığa işaret parmağımı yerleştirerek dibine kadar soktum. Amını keşfetmek istiyordum, ikinci parmağımı da yerleştirip ileri geri yapmaya başladım. Arkadaşımın annesi kendinden geçmişti. Sikim hayatımda böyle sertleşmemişti. Arkadaşımın annesini yere uzattım ve eşofmanıyla tişortunu çıkardım. Okulumuzdaki kızlar gibi pırıl pırıl bir cildi yoktu, ama olgun bir kadın olarak beni çıldırtıyordu. Hayatımda ilk kez yakından gördüğüm am ve memeleri öpmeye başladım. Geri çekilmiş dizlerin arasında amı harikaydı. Arkadaşımın annesi, “Hadi içime gir.” deyince, ben de şortumu çıkardım. Elimi tükrükledim. Arkadaşımın annesi “Gerek yok, sırılsıklam!” deyince üzerine uzandım hemen, sikimi dayadım yarığın başına. Abanmamla dibini bulmam bir oldu. Arkadaşımın annesi belimden tutarak beni kendine çekiyordu. Daha ikinci sokmamda boşaldım! Onu memnun etmeden, sokar sokmaz boşalmama üzülmüştüm. O bunu anladı ve “İlkinde olur böyle erken boşalma, içimde kal!” dedi. Daha bir iki dakika geçmeden tekrar sikim demir gibi oldu ve pompalıyordum. Arkadaşımın annesini bu sefer 15-20 dakika siktikten sonra gözümün önü karardı, tekrar zangırdıyordum. Tam durulduğumda onunda nefes nefese, çığlık çığlığa olduğunu gördüm. Aynı zamanlarda sakinleşdik. Arkadaşımın annesi, “Uzun zamandır özlemiştim bunu.” dedi. Ben de ilk defa bir kadını sikmekten ve hele onu doyurmaktan dolayı çok mutluydum. Arkadaşımın annesini o gün 2 kez daha siktim. İkimiz de mutluyduk. Ertesi gün arkadaşımı okula gönderir göndermez annesiyle 2 kez daha sikiştik. Onu domalttığım pozisyon en çok hoşuma giden pozisyon idi, tombul kalçaları beni uçurdu iyice. Üçüncü gün beni kırmadı onu bir de götten siktim, hem de dibine kadar pompalaya pompalaya. Annesini memlekete yolcu ettiğimizde, ben arkadaşımdan daha fazla üzülmüştüm. Yaz tatilinde Burdura arkadaşımı ziyarete gittim, tatil boyunca onlarda kaldım. Arkadaşımın annesiyle yine harika, seks dolu günler geçirdim. Okul açılalı 2 aya yaklaştı, arkadaşımın annesinin bugünlerde bize yardıma gelmesini dört gözle bekliyoruz

Temizlikçi Türbanlı Annem Bölüm 1


Merhabalar size yıllardır anneme karşı beslediğim gizli duygularımı ve anılarımı anlatmak istiyorum. Ben 25 yaşında bir normal yurdum insanı bir gencim. Öyle diğer hikayelerdeki gibi yok şeyim 30 cm yok şöyle yakışıklıyım gibi sözler beklemeyin benden. Sıradan bir Türkiye erkeği işte.

Babam 48 yaşında annem 45 evin tek çocuğuyum. Babam işçi olarak çalışıyor ve bilen bilir üç vardiya da çalışmak onu zaten bizden kopardı diyebilirim. Yemekten yemeğe görüşür gibiyiz. İşte olduğu zamanların kalanını da kahvede değerlendirir. Benim için varsa yoksa herşey annem. ancak o da maddi şartlarımızdan dolayı bir firmada temizlikçi olarak çalışıyor.

Anneme olan ilgim çocukluk yıllarıma dayanır. Oldum olası şişman olgun bayanlara karşı ilgim vardır. Annemde 45 yaşında oldukça dolgun bir kadın kocaman kalçaları kocaman memeleri tesettürlü olmasına rağmen pardösüsünden dahi rahatça belli olur. Hele birde giydiği kombin benim istediğim gibiyse onu izledikçe zevkten kendimden geçerim. Hangi kombin diyeceksiniz biliyorum. Öyle çok şatafatlı şeyler beklemeyin ailemden, anlayacağınız gibi maddi durumumuz iyi değil. Annemin siyah parlak bir eteği var, kalçalarına doğru sıkı baldırlarından itibaren aşağıya doğru uzanan bir etek bu etekle ne giyse hemen lavaboya koşar 31 çekerim ama bir de beyaz bluzunu giyip te o dolgun kocaman memeleri de ortaya çıktı mı sikim külotumun içinde boşalacak kadar olur. Lavaboya zar zor yetişirim anlayacağınız.

Aslında annemi çok arzulamama rağmen aklımdan hiç onu altıma alıp çatır çatır sikmek falan geçmez, neden bilmiyorum ensest duygusu olanlar hep öyle şeyler arzular ama benim anneme aşırı bir ilgim olsa bile aklımdan hiç onu sikmek gibi bir fikir geçmez. Ama onun birisi ile sikişmesini de izlemek istemiyor değilim hani.

Annem zaten zar zor iş görülen mutfakta uğraşırken arkasından geçerken kalçalarına sürtmek, hafifçe kalçalarına dokunmak en büyük zevklerimden. Fırsatını yakaladım mı annemi ellemeyi bir şekilde beceririm. Ona dokunmak şişman dolgun kalçalarını ellemek ve sikimi ona dayamak müthiş duygular uyandırır bende. Annem de ona olan bu ilgimi biliyor gibi sanki. Neden diyecekseniz bazen bu elleme işlerini abartırım az bir duraksar ama ses çıkarmaz. Ya Anadolu insanı işte bir kavga gürültü çıkmasını istemiyor yada azcık onun da kanında orospuluk var.

Babamın gece 12 sabah 8 vardiyasında olduğu bir gün annem işten geldiğinde babam da evden kahveye doğru yol almaya hazırlanıyordu. “Hayırdır çıkıyormusun bey” “he ya, az da kahvede servisi beklerim hadi eyvallah” diyerek çıktı gitti annem. ben o sırada evin salonunda oturmuş tv izliyordum. Pardösüsünü çıkarırken bile “of öldüm bittim” gibi laflarla söyleniyordu. İçeriye yanıma geldiğinde hala ahlamaları oflamaları devam ediyordu. “hayırdır anne” “çok yoruldum oğlum offf” diyerek oturdu kanepeye. Oturmasına oturdu ama beni de kendinden geçirdi. Gri parlak eteğinden taşan kalçaları ve sen bana sığmıyorsun diyen bluzundan taşan memeleriyle yanıma oturunca benim ufaklık hareketlenmeye başladı. Tv izliyor gibi yaparken bir yandan da onu süzüyordum baştan aşağıya. Karışık renkli başörtüsü dolgun yüz hatlarına o kadar yakışıyordu ki eşarbın içindeki pembe desenler bile dudaklarının dolgunluğunu hatırlatıyordu insana. Az iç çekmiyordum hani al okşa dese anında saldırırdım vücuduna. “Yemek yedin mi oğlum” “Yok anne babam yedi sadece ben seni bekledim” “Tamam hazırlayayım ben birşeyler de yiyeyim çok acıktım çünkü, bir de yorgunluktan yığılıp kalacam karnım bari doysun” sırf ona sarılmak memelerini hissetmek için “anam benim çok mu yoruldun” diyerek ona sarıldım. Amacımı bilmeyen annem de bana sarılarak karşılık verdi. Uzun uzun sarıldım ona. Vücudunun dolgun hatlarını hissede hisse de sarıldım. En sonunda “Yeter oğlum artık dur mutfağa gideyim de hazırlayayım şu yemeği” “Tamam annem” deyip birde yanağı ile dudağı arasına sevinmiş gibi öpücük kondurdum.

Annem mutfağa gitti bir şeylerle uğraşıyordu. Aslında mutfağa gidip bir şeyler almak bahanesiyle ona sürtmenin tam sırasıydı. İstediğim fırsatı da annem kendiliğinden yarattı zaten, “Oğlum gelsene bi şuraya” “Ne oldu anne” “Tabaklara ulaşamadım bi yardım et bana” mutfağa gidip “Hangisini istiyorsun” hemen uğraştığı yerdeki dolap kapağını işaret ederek “İşte şu en üstten bir alttaki rafta olan” arkasına geçip ona yüklenerek tabaklara ulaşıyor gibi bol bol sikimi yumuşacık kocaman götüne sürttüm. Hissetmemiştir diyemeyeceğim çünkü ben bunu yaparken onun hafifçe dudağını ısırdığını da fark etmiştim. Sikimi dolgun götünün tam arasına denk getirerek zor ulaşıyor gibi annemin götünü hissede hissede tabakları aldım. “İşte buyur sultanım var mı başka emriniz” “Sultanmış bak şu halime külkedisi gibiyim” “Sen benim gönlümün sultanısın” diyerek yanağına bir öpücük kondurdum “hadi ordan” sende diyerek güldü annem. “zevzeklik etme de otur şuraya yiyelim yemeğimizi” “tamam anne bir lavaboya gidip geleyim” diyerek koşar adım gittim. Amacım el yüz yıkamak değildi anlayacağınız gibi. Hemen sikimi acele ile çıkarıp 31 çekerek rahatladım. Toparlanıp elimi yıkayıp annemin yanına döndüm. Yemeğimizi yedik. Sonra ben tv izlemeye geçtim annemde mutfağı toplamakla uğraştı.

Salona geldiğinde üzerini değiştirmiş altında uzun bir etek üzerinde de bol bir bluz vardı. Kanepeye oturdu öylece tv izlemeye daldı. Bazen acı çekiyormuş gibi ah ve of diye inliyordu en son “off” dediğinde “ana neyin var” “oğlum çok yoruldum bugün kırılıyor vücudum şu bacaklarım çıkıyor” dedi. “İstersen krem sürüp ovayım biraz” “fena da olmaz haaa”” tamam o zaman uzan sen şöyle kanepeye” diyerek kalkıp Nivea kremi alarak geri geldim. Annem eteğini biraz sıyırmış vaziyette kanepeye uzanmıştı. Bacaklarından başladım yavaş yavaş kendi zevkimi çıkara çıkara dolgun bacaklarını ovalıyordum annemin. Sonra eteğinin altına doğru elimi kaydıra kaydıra baldırlarına doğru masajımı ilerlettim. Göz ucuyla da annemi izliyordum o gözlerini kapatmış rahatlamaya uğraşıyordu. Çok güzel tam istediğim fırsattı, bende zevkini çıkara çıkara bacak ve baldırlarını okşamaya devam ettim. Tabi bu okşamalarım anneme göre masajdı bana göre ise annemi okşamak. Elim yukarılara çıktıkça eteği de kocaman kalçalarının ucuna kadar sıyrılmış siyah külotu görünüyordu. Kalçalarını kapatmak bir yana o külotun içine nasıl sığıyordu annem anlam veremiyorum. Kalçalarının kenarına kadar arttırdığım masaj alanında nihayetinde kalçalarına da dokunmaya başlamıştım. Ohhhh sikim artık pantolonumu iyice zorlamaya başlamıştı. Elimle kalçalarının baldırı ile birleştiği yeri uzun uzun ovuyordum. “Nasıl iyi geldi mi bari ana” “hı hı az daha ov oğlum” “tamam anacığım” ellerim benim bir tanesi belim kadar olan baldırlarını boydan boya okşarken birden annemin dudaklarını ısırdığı dikkatimi çekti. Son bir cesaretimi toplayarak nerdeyse külotunun içine elimi de sokacak gibi yaparak baldırını ve kocaman kalçalarının bir kısmını sıvazlayıp bacak arasına doğru elimi indirdim ve amcığının kenarına da dokunarak bacaklarına doğru geri geldim. Baktım annemde ses yok aynı şeyi birkaç defa daha yaptım son hareketimde ağzından istemsiz olarak “ımhhh” sesi çıktı. Aslında tam zamanıydı etli amcığını okşamanın ama cesaret edemedim, korkumdan aşağıya doğru inip bacaklarına masaj yapmaya başladım. “Tamam yeter artık dedi annem” son defa elimi yukarılara doğru götürürken azıcık açılmış bacak arasında siyah külotunun ıslandığını fark ettiğimde içim içime sığmıyordu. Sanırım ben anneme masaj yaparken o da boşalmıştı. Annem eteğini düzeltip toparlanıp oturdu. Otururken belini tutuyordu. Hemen atıldım “Anacığım istersen beline de yapayım masaj” “Bilmem ki ağrıyor ama canımda uyumak istedi” “Sen bilirsin” “Aslında hadi yap, yap ta rahatça uyuyayım bari” “Tamam anacığım istersen sen yatağa uzan orda yapalım burada rahat edemezsin” “Doğru söylüyorsun orda sende rahat olursun” annem odaya gitti hazır olduğunda beni çağırdı. Annem yatakta altında eteği üzerinde sadece sütyeni ile yatıyordu “Anacığım şu şeyi de çıkarsaydın da rahat rahat ovsaydım şimdi krem olur o” annem ses etmeden ellerini geriye atıp sütyenin kopçalarını açtı ve kenara doğru indirdi onları. Offff ne muhteşem manzara, göğüslerinin yanlardan kaçan kısmı ile şu çıtırım diyen zayıf sıska kızlara en az 4 er tane göğüs yapılırdı be. Hemen iştahla bacağının üzerine oturup elimi kremleyerek anneme masaja başladım. ellerim boynuna doğru giderken o kalçalarına abanmak ince eteğinin üzerinden sikimi tam götünün arasına dayamak müthiş bir zevkti. Ben masaja devam ettikçe ve özellikle üzerine abandıkça annemden “ımhhh” diye ses geliyordu hafifçe. Ben bunun bir rahatlama sesi olduğunu biliyordum ama salağa yatıp “Anacım sert mi ovdum” dedim “Yok yok böyle iyi devam et” dedi. Bende yine devam ettim. Bir ara az yukarı doğru kalkıp kalçalarına biraz daha yaklaştığımda annemin de bacaklarını azıcık araladığını farkettim. O da istiyordu ama ikimizinde bunu dile getirmeye cesareti yoktu. Artık kabarmış sikim annemin verdiği aralığa girip çıkıyor pantolon etek üstü anneme dayıyordum. Yarım saat öyle ovaladım annemi ve ben de tam boşalma noktasına geldim. Az daha üstelesem eminim külotumu kirletecektim. Annemin “Sağol oğlum yeter bu kadar çok iyi geldi” sözü ile bu akşam ki zevkimin de bittiğini anladım. Olsun hayalimdeki kadını saatlerdir masaj numarası ile okşuyordum. “Hadi iyi geceler anacığım” diyerek kapıya doğru yöneldim annem de “iyi geceler oğlum” dedi ve hızla kendi odama geçtim.

Hemen soyunup yatağıma yattım ve o anları hayal ederek sikimi okşamaya başladım. Bir iki okşamadan sonra öyle şiddetli attırdım ki ilk döllerim yatağın dayandığı duvara kadar fışkırdı. Sonra gözlerimi kapayıp annemin amını ve götünü çıplak olarak okşadığımı hayal ederek bir posta daha 31 çektim. Hayallerimin kadını annemi düşüne düşüne uyuya kalmışım. Sabah kalktığımda annem işe gitmiş babamda eve gelmişti. Hemen hazırlanıp bende işe gittim. İçimden en çok arzuladığım şey birgün cesaretimi toplayıp o kocaman değirmen taşı gibi kalçaları ve karpuz gibi memeleri doya doya okşayabilmek. Hele bir de etli tombul amcığını da okşayabilirsem sanırım dünyalara o keyfi değişmem.

Arkadaşımın Türbanlı Annesi


Pazar günü öğleye doğru uyandığımda Cemil evde yoktu. Meryem Hanım ise çekyatta oturmuş televizyon izliyordu. Beni görünce bozulur gibi oldu. Bir şey demeden odama dönecekken, “Kahvaltı yapacaksan mutfakta börek var!” dedi kuru ve sert bir sesle.

Bir Pazar kahvaltısında ev yapımı börek yemeyeli çok olmuştu. “Teşekkür ederim!” dedim. “Bir şey değil, istediğin kadar alabilirsin!” dedi ve ardından başka bir şey demeden Cemil’in odasına girip kapısını kapattı. Geçen gün bana orospu çocuğu demişti ama şimdi yaptığı börekten yiyebileceğimi söylüyordu.

Mutfakta küçük fırının içinde iki tepsi börek vardı. Çay da demlenmişti. Börekten birkaç büyük parça koparıp sıcak çay eşliğinde afiyetle yedim. Odama geçerken Meryem Hanım’ın telefonda konuştuğunu duydum. Kulağımı kapıya verip içeriyi dinledim.

“Olmaz diyorum sana olmaz, arkadaşı burada... Laftan anlamıyor musun sen? Ne diyeyim adama, dışarı çık mı diyeyim? ... Nerede orası? İyi de ben buraları bilmiyorum, nasıl gelirim oraya? ... Taksi nerden bulayım?” diyordu. Konuştuğunun Serhat olduğuna emindim.

Odama geçip kapımı kapattım. Birkaç dakika sonra kapıma vurdu, heyecanla açtım. Meryem Hanım karşımda süklüm püklüm bir haldeydi. “Buyurun, bir şey mi lazım?” dedim. “Şey, benim Beşiktaş’a gitmem lazım, ama nasıl giderim bilmiyorum. Buralarda taksi var mı?” dedi. “Aşağı caddeden geçenlere binebilirsiniz!” dediğimde, “Ben orayı bile bilmiyorum, nerden bulayım?” dedi. “Şey, o zaman ben bindireyim sizi!” deyince, “Zahmet olmazsa, çok makbule geçer!” dedi ve ardından, “Ben hazırlanayım!” diyerek odaya girip kapıyı kapattı. Kadının aşığı ile buluşmasına yardım edeceğim aklımın ucundan bile geçmezdi, ama yaptığım tam da buydu.

Birkaç dakika sonra Meryem Hanım odadan çıktı. Çıkarken de kapıyı kilitlemeyi unutmadı. İkinci bir külot mevzusu yaşanmasını istemiyordu. Uzun ve siyah bir pardesü vardı üzerinde. Beline oturan pardesünün altında iri memeleri belirginleşmişti iyice. Başında kırmızı desenli büyük bir türban vardı. Göz kenarlarına hafiften bir makyaj bile yapmıştı. Her ne kadar aşığı ve sikicisi de olsa kendini Serhat’a beğendirmek istiyordu. Siyah topuklu ayakkabısını da giyince dışarı çıktık.

Önümden pardesünün eteklerini tutarak merdivenleri çıkıyordu. Bu sırada çorapsız ve bembeyaz baldırları da açığa çıkıyordu. Sağlam bir götü vardı ve önümde bıngıl bıngıl sallanıyordu. Meryem Hanım aşığı ile sikişmeye gidiyordu, ama benim de yarağımı kaldırıyordu...

Aşağı caddeye indik, geçen taksilerden birini durdurdum. “Abla Beşiktaş’a gidecek, en yakın yoldan götürürsün!” dedim taksiciye. “Sen merak etme kardeş, ben hallederim!” dedi taksici. Arka koltuğa oturan Meryem Hanım bana, “Allah razı olsun, çok sağ ol!” dedi gülümseyerek. İlk defa gülümsemiş, teşekkür etmişti. Meryem Hanım Serhat’la buluşmaya daha doğrusu sikişmeye giderken, ben de eve döndüm. Döner dönmez de tuvalete girdim ve Meryem Hanım’ı düşünerek 31 çektim.

1 saat kadar sonra Cemil aradı. “Anneme ulaşamıyorum, telefonu kapalı. Versene konuşayım!” deyince, “Annen yok, dışarı çıktı!” dedim. “Nereye gitti ki?” diye sordu şaşırmış gibi. “Bilmiyorum, bir şey demedi bana!” dedim. “İyi, tamam!” diyerek kapattı. Annesinin o sıralarda Serhat’la çatır çatır sikiştiğinden habersizdi. Meryem hanımın Beşiktaş’a gittiğini söylememekle iyi mi ettim kötü mü bilmiyordum, ama söyleyip işin içine karışmak da istemiyordum.

2 saat sonra kapının zili çaldı. Gelen Meryem Hanım’dı. Telaşla içeri girerken ilk sözü, “Cemil geldi mi?” oldu. “Yok, gelmedi ama aradı. Size ulaşamamış...” dedim. “Benim de telefonun şarjı bitmiş, eski telefon, hemen kapanıyor!” dedi elindeki telefonu gösterip. Daha sonra hiçbir şey demeden Cemil’in odasına girip kapıyı kapattı.

Az sonra içerde Cemil’le konuştuğunu duydum. “Döne aradı, onun yanına gittim oğlum. Çay içip konuştuk. Bu telefonun şarjı çabuk bitiyor, kaç defa dedim babana bana yeni bir telefon alsın diye, ama almadı...” diyordu. Cemil saf bir çocuktu, annesi onu kandırmasını iyi biliyordu...

Birkaç gün sonra akşamüzeri eve geldiğimde bir sürpriz bekliyordu beni. Serhat çekyatta oturmuş, önündeki tabaktan meyve yiyordu. Geçen gün yüzünü görememiştim. En fazla 40 yaşında gösteriyordu. Kel, saçsız kafasına inat siyah ve gür sakalları vardı. İri yarı, güçlü kuvvetli bir adamdı. İnsanı korkutan bir görünüşe sahipti.

Cemil de yanındaydı ilginç şekilde. Cemil, “Abi gel, bak bu Serhat abi, annemin amcasının oğlu, geçen gün baklava getiren dedim ya, o!” dedi. “Memnun oldum!” dedim ve elimi uzattım. Serhat ayağa kalkıp elimi sıktı sıkıca ve “Ben de!” dedi kaba ve isteksiz bir sesle.


Meryem Hanım beni görünce yüzünü ekşitti. Sikicisi oğluyla yan yana oturmuş meyve yiyordu ve ben bir anda damdan düşer gibi aralarına girmiştim. “Afiyet olsun!” diyerek odama geçtim. Az sonra kapıma vuruldu. Meryem Hanım elinde bir tabak meyveyle kapımın önündeydi. Tabağı uzatıp, “Afiyet olsun!” dedi hiç yüzüme bakmadan. Tabağı alırken parmaklarım parmaklarına değdi. O bunun farkına bile varmazken ben heyecandan ölecek gibi oldum.

Tepeleme meyve ile dolu tabağı silip süpürürken kapıma vuruldu yine. Açtım, bu kez Cemil karşımdaydı. “Abi, Serhat abi bizi yemeğe götürüyor, sen de gel gidelim!” dedi. “Yok oğlum, siz gidin ailecek. Benim ne işim var aranızda?” dedim. “Olmaz abi, gelmezsen çok kırarsın beni, güzel bir yemek yeriz, eğleniriz, vakit geçiririz!” dedi keyifli keyifli. “İyi, tamam!” dedim, Cemil’i kırmak istemiyordum. Ne de olsa kiranın yarısını o veriyordu, hem bedavadan yemek yiyecektim.

Meryem Hanım hazırlanmıştı. Geçen günkü pardesüsü vardı üzerinde. Ancak bu kez makyaj yapmamıştı. Çenesinin altından sıkıca bağladığı büyük başörtüsüyle yaşından büyük gösteriyordu. Arabaya binerken Serhat Cemil’e, “Cemil sen arkaya annenin yanına otur, arkadaş da yanıma geçsin!” dedi. Meryem hanımın külotuna akıttığımı Serhat da biliyordu ve o yüzden kendince beni Meryem hanımdan uzaklaştırmaya çalışıyordu.

Cemil ve annesi arka koltuğa geçerken ben Serhat’ın yanına oturdum. Serhat yol boyu Cemil’le konuşurken benimle hiç konuşmadı. Aynı şekilde Meryem hanımdan da hiç ses çıkmıyordu. Gelmemden ikisi de rahatsız olmuştu, ama arada Cemil olduğundan bir şey diyemiyorlardı.

Lüks sayılabilecek bir kebapçıya gittik. Serhat sert tabiatlı olmasına karşın bonkördü. Cemil ve ben hapur hupur midemizi doldurduk. Meryem Hanım ise oldukça sessizdi. Ürkek ve çekingen bir şekilde yiyordu yemeğini.

Eve döndüğümüzde Meryem Hanım odaya geçip kapıyı kapatırken, ben Cemil’e Serhat’la ilgili sorular sordum. Serhat’ın lokantacılık yaptığını, durumunun fena sayılmadığını, evli ve 2 kızının olduğunu söyledi. Anne ve babasının Sivas’ta yaşadığını, ayda yada iki ayda bir Sivas’a onları görmeye gittiğini söyledi. “Sivas’a geldiğinde bize de uğrar!” dedi. Tabii bu uğramalarda Serhat’ın annesini siktiğinden habersizdi Cemil.

Biz konuşurken Meryem Hanım odadan çıkıp yanımıza geldi ve “Saat kaç?” diye sordu. Cemil de ben de kol saati kullanmıyorduk. Cemil telefonuna bakıp saati söylerken, annesi, “Oğlum, şu duvara bir saat asın da dakka başı saati sormayayım. Sen de rahat et, ben de!” dedi. Meryem hanımın bu sözleri kafamın içinde şimşekler çaktırdı bir anda. “Tamam, ben hallederim!” dedim Cemil’e.

Ertesi gün okuldan sonra önceden adresini aldığım bir mağazaya gittim. Kredi kartımın limitini doldurma pahasına epey para ödeyerek güzel bir duvar saati aldım. Getirip duvara astığımda, Meryem Hanım, “Allah razı olsun, hah şöyle, saat kaç diye durmadan telefona mı bakmak lazım!” dedi. Saati beğenmişti, ancak saatin içinde bir casus kamera olduğundan habersizdi.

Sonraki gün eve girdiğimde, Meryem hanımın, “Cemil sen misin?” diyen sorusu ile karşılaştım. Kendisi görünmüyordu, Cemil’in odasındaydı. “Hayır, benim, Burak!” dediğimde bir şey demedi, ancak oda kapısının kapanma sesi geldi.

Saatin arkasındaki hafıza kartını aldım. Gün içinde Meryem hanımın ne yaptığını çok merak ediyordum. Acaba Serhat gelmiş ve sikişmişler miydi? Odamın kapısını kilitleyip kartı bilgisayara taktım.

Saati satan adam görüntü ve ses kalitesinin çok iyi olduğunu, harekete duyarlı olduğundan sadece bir hareket anında kayıt yaptığını söylemişti. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Kartın içindeki video dosyasına tıklayıp açtım...

Saat 09:30’da Meryem Hanım elinde telefonuyla çekyatta oturuyordu. Kulaklığı takıp sesi açtım hemen. Konuştuğu Serhat’tı. “Ne zaman gelirsin? Yok, Cemil de yok, öbür oğlan da! Tamam, acele et!” diyerek kapatırken, saati almakla çok iyi yaptığımı anladım. Meryem Hanım evde kimsenin olmaması nedeniyle başını örtmemişti. Uzun ve siyah saçlarını arkadan bir lastikle bağlamıştı. Uzun ve bol siyah bir etekle, kırmızı uzun kollu bir gömlek giymişti.

Saat 10:00’u biraz geçerken kapının zili çaldı. Saniyeler sonra Serhat salonda, duvar saatinin yani kameranın karşısındaydı. Yarağım sertleşmeye başlarken şu anda yan odada bulunan Meryem hanımın yediği naneleri öğrenecek olmanın heyecanı her yanımı sarmıştı.

Meryem Hanım bir anda Serhat’a sarıldı sıkıca, Serhat da aynı şekilde karşılık verdi. Ardından Serhat çekyata otururken Meryem hanımı da kucağına oturttu. Serhat Meryem hanımın dudaklarını, yanaklarını deli gibi öpüyor, arada bazen kendini kaybetmiş gibi, “Çok özledim seni, çok özledim!” deyip duruyordu. Oysa daha birkaç gün önce Meryem hanımı taksiye bindirip göndermiştim, o gün de çatır çutur sikişmişlerdi, ama bu onlar için çok gerilerde kalmıştı demek ki.

Serhat’ın, “Çok özledim!” sözlerine Meryem Hanım da aynı şekilde karşılık veriyordu. Serhat onun yüzünü, dudaklarını, yanaklarını öperken, o Serhat’ın sırtını, omuzlarını okşuyordu. Derken Serhat sağ elini Meryem hanımın eteğinin altından soktu. O anda yarağım patlayacak hale gelmişti bile. Meryem hanımın çorapsız, bembeyaz ve dolgun kalçasını avuçlayıp okşarken, benim gözüm o muhteşem kalçadaydı.

Serhat Meryem hanımın kalçasını okşarken, Meryem Hanım da gömleğinin düğmelerini açmaya başlamıştı. Azgın, yerinde duramayan bir kadındı. Az sonra Meryem hanımın beyaz, dolgun memeleri açığa çıktı. Sutyen takmamıştı, gömleğin düğmeleri açılır açılmaz memeleri arzı endam etmişlerdi. Serhat’ın sağ eli Meryem hanımın kalçasında, ağzı memelerindeydi. Kadının memelerini deli gibi emiyor, ısırıyor, öpüyordu.

Meryem hanımsa halinden çok memnundu. Serhat’ın kel kafasını okşayıp öpüyordu bu sırada. Serhat elini eteğin altına daha çok sokmaya başladı. Derken Meryem hanımın beyaz külotunun Serhat’ın elinin altında olduğunu gördüm. Külotun lastiklerini çekiyordu. Kendinden geçmiş halde Meryem hanımın memelerini emmeye devam ediyordu.

Onlar karşımda sevişirken bense pantolonumu çıkardım, bir elimi yarağıma atmış diğeri ile mouse tutuyordum. Kalbim beynimde atıyordu sanki. Sevişmeleri çok uzun sürmedi. Serhat’ın, “Kalk, soyun hadi!” demesi ile Meryem hanımın, “Tamam!” diyerek ayağa kalkması ve saniyeler içinde çırılçıplak kalması bir oldu.

Un gibi beyaz, güneş yüzü görmemiş vücudu kaymak gibiydi. Kaydı dondurdum, zoom yaptım. Yaklaşık 1,65 boyunda, belki 70-75 kilo gelen bir kadındı. Meryem hanımın ekrandaki vücuduna dokundum parmaklarımla, ona gerçekten dokunamıyor, kendimi bu şekilde avutmaya çalışıyordum. Bir süre bu şekilde dokundum, sonra kaldığım yerden oynatmaya devam ettim.

Bu arada Serhat da soyunmuştu, çırılçıplaktı. Kıllı, iri yarı, kaslı vücuduyla salonun ortasında koca bir heykel gibi duruyordu. Meryem Hanım onun omuzlarına anca geliyordu. Yarağı koca bir sopa gibi önünde havaya dikilmiş sallanıyordu. Serhat çekyata oturdu ve bacaklarını iki yana açtı az sonra, Meryem hanımsa önünde yere diz çöktü. Derken Serhat’ın yarağını ağzına aldı. Meryem hanımın sırtını ve götünü görebiliyordum bu anlarda, ancak çıkardığı sesler beynimin içinde yankılanıyordu.

“Oğmmm, ığmmm, ağmmm...” diye diye aç bir köpek gibi saldırmıştı yarağa. Serhat onun saçlarını okşuyor, ara ara başını geriye atıyordu. “Yala, yala, ohhh, çok güzel, yala benim orospum, yala...” deyip duruyordu bazen de. Yarağımı sıvazlıyordum, müthiş bir manzara vardı karşımda.

Meryem hanımın saksosu devam ediyordu. Başını emme basma tulumba gibi kaldırıp indiriyordu. Koca götü ise sallanıp duruyordu. Serhat’ın yerinde olmak için neler vermezdim. Meryem hanımın bu işi iyi bildiği belliydi. Serhat’ın zaman zaman kasıklarını, taşaklarını da öpüyordu yarağını ağzına almaktan başka. Serhat’ın, “Yavaş, dişleme!” dediği de oluyordu. Meryem Hanım kendini kaybedip yarağı salatalık zannetmiş ısırıyordu anlaşılan.

Sakso faslı birkaç dakika sürdü. Serhat kendini kontrol edebiliyordu, çabucak boşalmıyordu. Onun da deneyimli bir erkek olduğu çıkmıştı meydana. Gözlerim bayram ediyordu resmen. Meryem Hanım gizli, gerçek bir hazineydi. Derken Serhat, “Tamam, hadi kalk!” dedi Meryem hanıma. Meryem Hanım biraz daha devam etti saksoya, ancak daha sonra kalktı ayağa.

Serhat çekyatta oturmaya devam ediyordu. Meryem Hanım, “Odaya gidelim mi?” diye sorunca, “Yok be, göt kadar yatak o, burası daha iyi!” dedi. Meryem Hanım, “O zaman aç şunu hadi!” dedi sabırsızca. “Azdın mı?” diye sordu Serhat gülerek. “Çok azdım, çok azdırdın beni!” dedi Meryem Hanım Serhat’ın bu sorusuna. Kılsız, tıraşlı amı hafiften kararmıştı. Görüntüyü durdurup zoom yaptım yine. Amının etli dudakları büyüktü. Bu arada amının sulandığı da belliydi çünkü görüntülerde kasıklarındaki ıslaklık da belli oluyordu.

Oynatmaya devam ettim. Serhat çekyatı açarken Meryem Hanım görüntüden çıktı. Az sonra elinde bir battaniye ile geri döndü. “Bu ne?” diye sordu Serhat. “Dur şunu sereyim, çekyat eski, adamın orasına burasına batıyor!” dedi Meryem Hanım ve battaniyeyi çekyatın üzerine serdi iki kat halinde.

Serhat çıkardığı pantolonun cebinden cüzdanını aldı. Cüzdanın içinden bir kondom çıkarttı daha sonra. Yarağı önünde dikilmiş sallanmaya devam ediyordu bu sırada. Meryem hanımsa sırtüstü uzandı çekyata ve bacaklarını iki yana ayırdı. Bir yandan da amını ovalıyordu.

Az sonra Serhat kondomu yarağına taktı, geçen günkü gibi kırmızı bir kondomdu bu da. Kondom yarağının yarısını biraz geçiyordu, tamamına yetmiyordu. “Gel hadi!” dedi Meryem Hanım Serhat üzerine uzanıp bacaklarının arasına girerken. Ardından Serhat yarağını kavradı ve Meryem hanımın amının üzerine, kasıklarına sürttü bir süre. “Ohhh, ımmm...” diye güçlü iniltiler çıkardı Meryem Hanım.

Derken Serhat’ın yarağı Meryem hanımın amına yavaş yavaş girmeye başladı ve Serhat da bacaklarını arkaya doğru uzattı. Klasik pozisyonda sikecekti Meryem hanımı. Ellerini Meryem hanımın başının yanından çekyatın koluna atarken Meryem Hanım Serhat’ın kaslı sırtını, omuzlarını okşuyordu.

Serhat yavaş yavaş Meryem hanımın amında çalışmaya başlarken, eski çekyatın gıcırtıları da daha çok gelmeye başladı kulağıma. Aynı zamanda Meryem hanımdan derin iniltiler geliyordu. Serhat ayaklarını biraz daha geriye atarak kendine pozisyon yaratırken Meryem hanımın amında daha hızlı gidip gelmeye de başlamıştı.

“Oğhhh, ağhhh, ığmmm, devam et, ayyyy...” sesleri istemsizce çıkıyordu Meryem hanımdan. Serhat ise daha da hızlanmaya başlamıştı. Kıllı götü inip kalkıyor, yarağı Meryem hanımın amının daha derinlerine girip çıkıyordu. Çekyatın gıcırtıları saniyeler içinde çoğalmaya başlamıştı bu sırada. Serhat gene ayı gibi sesler çıkartıyordu.

Meryem Hanım ayaklarını Serhat’ın beline dolarken Serhat daha da hızlandı, bir makine gibi sikiyordu Meryem hanımı. “Ağhhh, ağhhh, ığhhh, ayyyy, ağhhh, ığmmm...” diye diye iniltiler koyuveriyordu Meryem Hanım elleri Serhat’ın sırtında gezinmeye devam ederken.

Serhat gitgide hızlanmaya başlarken götü daha güçlü şekilde kalkıp inmeye başlamıştı. Demirden bir sopa gibi olan yarağı Meryem hanımın derin amının içinde kendine yol açıyordu sanki. Yarağımdan artık zevk sıvıları gelmeye başlamıştı. Nefes alış verişlerim gittikçe sıklaşmaya başlamış, göğsüm şiddetle kalkıp iner olmuştu.

Az sonra Serhat Meryem hanımın amından çıktı, dizlerinin üzerine çökmüş vaziyetteydi. Meryem hanımın ayak bileklerinden tutarak kaldırdı ve omuzlarına attı. Öne doğru eğilmeye başlarken yarağı yeniden Meryem hanımın amına giriyordu. Bu şekilde sikmeye başlarken Meryem hanımın bu pozisyonda daha çok zevk aldığı çıkardığı sesler ve iniltilerden anlaşılıyordu.

“Sik, sik, oğhhh, sik, kökle, kökle, ığmmm, kökle...” deyip duruyordu. Bu sözleri Serhat’ı daha da azdırıyor, Serhat azdıkça daha büyük bir güçle pompalıyor, köklüyordu. Artık çekyatın gıcırtıları en son noktasına gelmiş gibiydi. Gıcırdamaktan ziyade çatır çutur sesler geliyordu çekyattan. Serhat hayvan gibi, öküz gibi sikiyordu Meryem hanımı.

Öne doğru daha da eğildi, elleriyle çekyat kolundan destek alıyordu, şınav vaziyeti almıştı. Meryem hanımın götü bu esnada havaya kalkmış haldeydi. Serhat’ın her bir abanıp köklemesiyle götü yaylanıyor, Serhat’ın omuzlarının üzerinden tavana bakan bacakları sallanıp duruyordu.

Müthiş azdırıcı, tahrik edici bir manzaraydı bu. En iyi porno filmden bile daha çok zevk veriyor, coşturuyordu. Serhat’ın abanmaları devam ettikçe Meryem hanımın iniltileri de çoğalıyordu. “Ağhhh, sik, sik, ayyy, ağhhh, sik, kökle, sik, daha çok, sik...” diyordu aldığı zevkle kendinden geçmiş bir halde.

Serhat bu pozisyonda pek rahat edememiş olmalı ki Meryem hanımın amından çıktı az sonra. Meryem hanımın sol bacağını omzunda tutarken sağ bacağını indirdi, her iki bacağını ayırdı iyice. Sol ayağını yere koydu, sağ ayağı çekyatta kaldı. Yarağını kısa bir süre sıvazladıktan sonra Meryem hanımın derin bir çukuru andıran amına sokmaya başladı tekrar.

Kondom yarağının tamamını içine alamazken Meryem hanımın amı olduğu gibi alıyordu. Tabii bu görüntü benim yarağımı kaldırırken aynı zamanda şaşkınlığımı da artırıyordu. Serhat bu pozisyonda daha da büyük bir güçle pompalamaya, sikmeye başladı.

Çıldıracak gibiydim artık. Meryem hanımın Serhat’ın omzundaki sol bacağı sallanıp duruyordu sürekli, dizinden büktüğü sağ bacağını ise kendisi tutuyordu. Serhat ayaklarından aldığı destekle köklüyor, götü inip kalkıyordu devamlı. Yarak Meryem hanımın amına piston gibi girip çıkıyor, ikisinden gelen iniltilere çekyatın kulak tırmalayan gıcırtıları eşlik ediyordu.

Meryem hanımın koca memeleri Serhat’ın pompalamaları ile beraber deli gibi sallanıyordu. Meryem Hanım boşta duran eliyle memelerini avuçlayıp sıkıyor, onların deli gibi sallanmasına engel olmaya çalışıyordu bazen de.

Serhat’tan geçen gün duyduğuma benzer korkutucu sesler çıkmaya başladı az sonra. “Ağhhh, ağhhh, ohhh, boşal, boşal, amına koduğumun orospusu, ahhh, boşal...” deyip duruyordu kendini kaybetmiş halde. Bir ara Serhat deli gibi pompalamaya başladı. Sanki görüntüler hızlandırılmış gibiydi. Büyük bir hızla ve güçle sokup çıkartıyordu yarağını Meryem hanımın amına. Bu anlarda Meryem Hanım Serhat’la çekyat arasında tost olmuş vaziyetteydi. Ancak halinden duyduğu memnuniyet çıkardığı zevk iniltileri ile belli oluyordu.

Boşalmaya gittikçe yaklaşıyordu Serhat. En sonunda derinden ve güçlü hırıltılar, böğürtüler eşliğinde boşaldığında hareketleri yavaşlamaya başladı. Gücünü son damlasına kadar kullanmış, Meryem hanımı hayvan gibi sikmişti. Meryem hanımdan da yoğun ve güçlü zevk iniltileri geliyordu bu sırada.

Bir dakika kadar sonra Serhat Meryem hanımın amından çıktı. Kondomun içi dölleriyle dolup taşmış, kondom nerdeyse yarağının ucuna kadar gelmişti. Meryem hanımın amının etrafı, kasıkları sırılsıklam bir haldeydi. Serhat ayağa kalkarken Meryem Hanım da doğruldu.

Serhat görüntüden çıkarken Meryem Hanım bir süre daha oturmaya devam etti çekyatta. Ardından o da görüntüden çıktı. Görünmeseler de sesleri geliyordu. İkisi de tuvaletteydi. Videoyu durdurdum.

Artık kendime hakim olacak durumda değildim. Birkaç kâğıt mendil aldım elime, kısa bir süre yarağımı sıvazladıktan sonra deli gibi boşalmaya başladım. Döllerimi kâğıt mendillerle sildim. Boşalmak beni rahatlatmıştı.

Bu arada kulaklık halen kulağımdaydı. Çıkartınca içerden gelen sesleri duydum. Cemil gelmişti, annesiyle konuşuyordu. Beni bu halde görmelerinden çekindiğim için bilgisayarı kapattım. Kâğıt mendilleri katlayıp yatağımın altına koydum. Üstümü başımı toparladım ve sessiz olmaya çalışarak kilitlediğim kapımı açtım.

Cemil sabah annesinin sikiştiği çekyatta oturmuş, elinde bir telefonla uğraşıyordu. Yeni bir telefondu bu ve kutusu sehpanın üzerindeydi. Meryem Hanım da yanında oturuyor, telefona bakıyordu. Beni görünce biraz gerginleştiğini fark ettim. Uzun ve bol siyah eteği gene üzerindeydi, ama kırmızı gömleği yoktu. Onun yerine çiçekli bol bir gömlek giymişti. Başında omuzlarını ve memelerini de örten büyük bir türban vardı ve çenesinin altından bağlamıştı yine.

Cemil telefonu nasıl kullanacağını gösteriyordu annesine. Meryem Hanım yeni bir oyuncağa sahip olmanın heyecanını yaşayan küçük bir çocuk gibiydi. “Tamam oğlum ver bana, ben hallederim...” deyip duruyor, telefonu Cemil’in elinden almaya çalışıyor, ama Cemil vermiyordu bir türlü. “Dur be kadın, az sabret!” diyordu sürekli Cemil. Annesinin ne kadar sabırsız olduğunu daha az önce görüntülerde izlemiştim.

Gözlerim Meryem hanımın üzerindeydi. Onu aklımdan çıkarmam mümkün değildi. Görünüşünün tam tersi, azgınlığı başına vurmuş bir kadındı. Bakışlarımdan rahatsız olduğunu fark ettim, ama umurumda değildi. Serhat ile deliler gibi sikişirken iyiydi de benim bakışlarımdan mı rahatsız oldun amına koyduğumun orospusu dedim içimden.

Cemil sonunda telefonu annesine verdi. Meryem Hanım kalktı, hiç yüzüme bakmadan Cemil’in odasına geçerken, “Mutfakta köfte var, ısıtıp yersiniz!” dedi ikimize birden. İzlediklerim ve boşalmak beni acıktırmıştı, güzel bir yemekle karnımı doyurmak çok iyi olacaktı.

“Telefonu kaça aldın?” diye sordum Cemil’e. “Ben almadım, Serhat abi almış!” dedi Cemil. Demek Serhat almıştı telefonu. Kadını sikmekle kalmamış bir de telefon hediye etmişti.

Yemekten sonra odama geçtim ve kapımı kilitledim yine. Bu kısa aranın ardından videonun geri kalanında beni nelerin beklediğini çok merak ediyordum...

Turbanli Yengemin Ciplak Resimleri


Merhaba Bеn Frаnѕа’dаn kаtılıyоrum. Аdım Yаvuz, 18 yаşındаyım. Аilеmlе Lillе’dе kаlıyоrum. Аbimlе yеngеm dе bizimlе аynı араrtmаndа, fаkаt bir аlt kаtımızdа оturuyоrlаr. Аѕlеn Kоnyа’lıyız. Аbim yеngеmlе Kоnyа’dа еvlеniр Frаnѕа’yа gеtirdi. Yеngеm bаşını örtѕе vе Türbаn giyinѕе dе çоk ѕеksi bir kаdın. En аzındаn bеn öylе buluyоrum. Yеngеmi dаhа hiç bаşı, göğѕü аçık görmеdim. Evdе bilе, yа Türbаnlа, yаdа bаşörtüѕü vе uzun еtеklе gеzеr. Yеngеm bеyаz tеnli, еlmа yаnаklı vе еtli dudаklаrı оlаn, fаzlа dа şişmаn ѕаyılmаyаn, fаkаt uzun bоylu vе uzun bасаklı, giydiği uzun еtеğе rаğmеn, hаtlаrı bеlli оlаn, dоlgun yuvаrlаk kаlçаlı bir fiziği vаr. Аnnеm bаbаm dаhil, tüm аkrаbаlаrımızа ѕаygıdа kuѕur еtmеz, kеndi hаlindе, ѕеѕѕiz bir kаdındır yеngеm. Yаni tаm bir kараlı kutu!

Асаbа аbimlе yеngеmin ѕеkѕ hаyаtlаrı nаѕıldır diyе dе düşünmеktеn еdеmiyоrdum. Yеngеm kараlı giyindiği için (аyаk bilеğini dаhi görmеdim), yеngеmin vüсudunu çоk mеrаk еdiyоrdum. Zаmаnlа bu mеrаkım bir tutkuyа dönüştü, yеngеmin еn ufасık hаrеkеtini dikkаtliсе gözlеmlеmеyе bаşlаdım. Bir kеrеѕindе yеngеm mutfаktа dоlаbın üѕt gözünе tеnсеrе kоyаrkеn, yеtişеmеdiği için yukаrıyа uzаndı. İştе о еѕnаdа bluzu аtlеtiylе birliktе аrkаdаn 3-4 сm yukаrı tорlаndı, bеli аçıldı. О аndа ѕikimin birdеn ѕеrtlеştiğini vе tаş gibi оlduğunu hiѕѕеttim. Yеngеm fаrkеtmеdеn hеmеn tuvаlеtе gittim vе 31 çеkеrеk indirdim ѕikimi. Bu оlаydаn ѕоnrа аrtık yеngеmе bаşkа gözlе bаkmаyа vе gесеlеri yеngеmi hаyаl еdеrеk 31 çеkmеyе bаşlаdım. Yеngеm аrtık аklımdаn çıkmıyоrdu birtürlü.

Yеngеmi ѕikmеyi bırаkın, çıрlаk görmеk için nеlеr vеrmеzdim!
Аbim işi gеrеği, mаl аlmаyа ѕık ѕık Sаn-Quеntin’е gidеrdi. Yinе bir аkşаm yеmеktеn ѕоnrа аşаğı аbimlеrе indim, TV ѕеyrеtmеk için. Yukаrdа bizimkilеr Türk kаnаllаrını ѕеyrеdеrlеr ѕürеkli. Zili çаldığımdа, yеngеm еlindе bulаşık еldivеniylе аçtı kарıyı, “Gеç оtur, bulаşık yıkıyоrum, Аbin dе şimdi bаnyоyа girdi, Sаn-Quеntin’е gidесеkmiş. Bulаşıklаr bitѕin çаy yарасаm.” dеdi. Gеçtim ѕаlоnа TV’yi аçtım, MTV ѕеyrеdiyоrum. Tаnımаdığım bir şаrkıсının hаyаtını аnlаtаn bеlgеѕеl vаrdı, ѕıkıldım, kаnаllаrı ѕırаylа gеzdim, fаkаt ѕеyrеdесеk birşеy bulаmаdım, yinе MTV’yе gеtirdim. Bаktım mаѕаdа аbimin Ϲер tеlеfоnu duruyоr. Hеrhаldе yеni аlmış оlmаlıydı, kаlitеli birşеyе bеnziyоrdu. Mеrаk еttim inсеlеmеyе bаşlаdım. İlk dеfа еkrаnа dоkunmаlı bir tеlеfоnu yаkındаn inсеliyоrdum. Mеnünün оrаѕını, burаѕını kurсаlаrkеn, ‘İmаgеѕ’ diyе bir dоѕyаyа çıktı. Mеrаk yа bu, аçtım dоѕyаyı…

Bir ѕürü ‘İmаgе’ uzаntılı vеrilеr vаrdı, ѕоnu gеlmеyесеk gibi. Birinсi ‘İmаgе’ yаzаnı аçtım, yеngеmin rеѕmi! Hеmdе ѕаçlаrı аçık! Асаbа yеngеmin bаşkа rеѕimlеri vаrmı diyе dеvаm еttim, ikinсi vе üçünсü ‘İmаgе’ı аçtım, оnlаrdа yеngеmin rеѕimlеri. Gаlibа rеѕimlеrin hерѕi yеngеmе аitti. Şеytаn dürttü, diğеr rеѕimlеrе bаkmаdаn hерѕini Bluеtооth’lа bеnim tеlеfоnа göndеrdim. Аbimin tеlеfоnunu tеkrаr аldığım gibi mаѕаyа bırаktım. Оkаdаr çоktu ki rеѕimlеr, bаyа uzun ѕürmüştü. En ѕоn rеѕim göndеrildiktеn 3-4 dаkikа ѕоnrа yеngеm bulаşığı bitirmiş, еlindе çаy tерѕiѕi ilе gеldi. Аz ѕоnrа dа аbim bаnyоdаn çıktı. Çаylаrımızı içtiktеn ѕоnrа bеn аyаklаdım. Аbim, “Оtur dаhа еrkеn.” dеdi. “Bilgiѕаyаrdа işim vаr, gidеyim.” dеdim. “İyi ѕеn bilirѕin, git.” dеdi. Bеni kарıyа uğurlаrkеn, “Yаrın Sаn-Quеntin’е gidiyоrum, yеngеnе göz kulаk оl! Hаttа işin yоkѕа yаrın burdа kаl.” dеdi. “Tаmаm!” dеdim vе yukаrı çıktım.

Evе girdiğimdе hеyесаndаn ölесеktim, bir аn önсе yеngеmin rеѕimlеrinе bаkmаk iѕtiyоrdum. Bizimkilеrе, “Bеn yаtıyоrum!” diyеrеk оdаmа girdim vе kарıyı kilitlеdim, Bilgiѕаyаrı аçtım vе tеlеfоnumdаki rеѕimlеri yüklеdim. Yüklеmе bittiktеn ѕоnrа mоѕаik görünümünе tıklаdım, rеѕimlеrin hерѕi Рul Fоrmаt’ındа аçılmаyа bаşlаdı. Аmаn Tаnrım! О dа nе öylе ?!? Gördüklеrimе inаnаmаdım! Bütün rеѕimlеr yеngеmin rеѕimlеriydi vе ѕаdесе bаşı аçık dеğil, rеѕimlеrin numаrlаrı yükѕеldikçе yеngеmin dе hеr tаrаfı аçılıyоrdu! Şоk оlmuştum! Fаkаt аynı zаmаndа çоk büyük bir ѕеvinç vе hеyесаn dа hiѕѕеdiyоrdum. Körün iѕtеdiği bir göz, Tаnrı vеrmiş iki göz! Hеyесаndаn nе yарасаğımı bilmiyоrdum. Rеѕimlеrе ѕırаylа vе ѕindirе ѕindirе bаkmаyа kаrаr vеrdim…

Mеğеr bеnim о kараlı diyе bildiğim yеngеm nеymiş öylе bе! Yеngеm hеr rеѕimdе dаhа dа аçılıyоr, аynı iççаmаşırı tаnıtımı yараn Fоtоmоdеllеr gibi, dеğişik dеğişik rеnk vе mоdеldе külоtlаrlа ѕütyеnlеrlе, ѕеxy ѕеxy роzlаr vеriyоrdu! Sikim nаѕıl kаlktı, аynı tаş gibi оldu. Аz ѕоnrа yеngеmin Tаngа külоt ilе yаtаktа аrkаѕını dönmüş, dоmаlаrаk роz vеrdiği rеѕmi görünсе, dаhа еlimi ѕikimе dоkunmаdаn dоnumа bоşаldım. Hеm dе аz buz dа dеğil, еn аz bir аvuç! Böylе birşеy ilk dеfа bаşımа gеliyоr. Sреrmlеrim tа kоt раntоlоnumdаn dışаrı çıkmаyа çаlışıyоrdu. Bu kаdаr çоk tаhrik оluр bоşаlасаğımı bilѕеydim, раntоlоnumu vе külоdumu çıkаrır, kаğıt mеndilе vеyа реçеtеyе bоşаlırdım. Külоdum vе раntоlоnumun önü bеrbаt оlmuştu. Hеmеn ѕоyundum, ѕреrmlеrdеn ѕıyırаbildiğimi реçеtеyе tорlаyıр çöре аttım. Раntоlоnu vе külоdu kurumаѕı içim kаlоrifеrin üzеrinе bırаktım. Yеni bir külоtlа еşоfmаn аltı giydim…

Yеngеmin rеѕimlеrinе bаkmаyа dеvаm еttikçе, şаşkınlığım dа ѕikim gibi büyüyеrеk аrtıyоrdu. Yеngеmin iççаmаşırlı rеѕimlеri bitmiş, ѕаdесе külоtlа vе göğüѕlеri аçık оlаn rеѕimlеri bаşlаmıştı. Yеngеmin роzlаrını gördükçе kаfаyı yiyоrdum. Bir rеѕimdе yеngеm çıрlаk göğüѕlеrini iki еlinе аlmış, birlеştirmiş, önе еğilmişti. Bir diğеrindе аynı роrnоfilimlеrdеki kаrılаr gibi, ѕеrtlеşmiş göğüѕ uçlаrını раrmаklаrı аrаѕınа аlmış, bir bаşkа rеѕimdе iѕе göğüѕ uçlаrını yаlıyоrdu! Аrtık ѕikim dоnumа ѕığmаz оldu. Nе оlur nе оlmаz diyе Bilgiѕаyаrın yаnınа bir tоmаr kаğıt реçеtе kоydum, vе еşоfmаnımlа külоdumu dizimе kаdаr ѕıyırdım, ѕikimi еlimе аldım öylе bаkıyоrum yеngеmin rеѕimlеrinе. Vаy аnаѕınа bе! Yеngеm nеymiş öylе! Çıldırdım rеѕmеn yа! Kudurdum iyiсе!

Sikimi ѕıvаzlаyа ѕıvаzlаyа yеngеmin rеѕimlеrinе bаkmаyа dеvаm еttim. Sırа yеngеmin külоtѕuz rеѕimlеrinе gеlmişti. Yеngеmin аmı trаşlıydı, bunu bеklеrdim yеngеmdеn, fаkаt tаm оrtаѕınа, ‘Brеzilyа uѕulu аm trаşı’ dеdiklеri mоdеldеn, uzun inсе bir şеrit şеklindе bir tutаm kıl bırаkmıştı. Şоk üѕtünе şоkа giriyоrdum. Mеğеr hеrkеѕin ѕеѕѕiz ѕеdаѕız diyе bildiği yеngеm, nе yеrеbаkаn, yürеk yаkаnmış öylе. Sırа yаkın çеkim аmсık rеѕimlеrinе gеldiğindе, bеn bir tutаm реçеtе аlmаk zоrundа kаldım. Yеngеm аmının dudаklаrını iki раrmаğıylа ѕаğа ѕоlа аyırmış, tаа аmının реmbе içlеrinе kаdаr, аmının dеlğinе kаdаr görünüyоrdu! Nе yаlаnırdı, nе ѕikilirdi аmа!

Elimdе оlmаdаn yеnidеn bоşаldım!
Bu hеrhаldе yеngеmin еn аşırı rеѕmi diyе düşünürkеn, ѕоnrаki rеѕimlеrdе yаnıldığımı аnlаdım. İyi ki dе yаnılmışım! Yеngеmin ѕоnrаki rеѕimlеri iѕе yаtаktа dоmаlmış bir роzdа, iki еliylе götünün yаnаklаrını аyırır şеkildеydi. Yеngеmin göt dеliği krаtеr аğzı gibi аçılmış, büzüğünün tüm dаtаyınа kаdаr bеlli оluyоrdu. Аz önсе bоşаlmаmа rаğmеn ѕikimin yеnidеn ѕеrtlеşmеyе bаşlаdığını hiѕѕеdiyоrdum. Sоnrаki rеѕimlеrdе yеngеm аmınа vе götünе dеğişik dеğişik сiѕimlеr ѕоkmuştu. Birindе аmınа Tаrаğın ѕарını ѕоkmuş, birindе Ꭰеоdоrаnt kutuѕu. Götünе iѕе ѕırаylа, Ꭰоlmаkаlеm’dеn tutun dа, Mum, Tоrnаvidа’nın ѕарı, Şаrар şişеѕinе kаdаr, еvdе nе bulunurѕа ѕоkmuştu…

Bir ѕоnrаki ѕеriyi görünсе dаhа çоk şаşırdım, yеngеm аbimin ѕikini yаlаrkеn çеkilmişti. Şаşırdığım şеy yеngеmin аğzınа аlmаѕındаn çоk, аbimin küçüсük ѕikiydi! Bir yаndаn hаyrеt еdеrеk rеѕimlеrе bаkmаyа dеvаm еttim. Yеngеm аbimin ѕikini tümdеn аğzınа аlıyоrdu. Birkаç rеѕim ѕоnrа iѕе, аbim yеngеmin аğzınа yüzünе bоşаlmış, yеngеmin gözlеrinе ѕаçlаrınа kаdаr аbimin ѕреrmlеri bulаşmıştı.

En ѕоn rеѕimlеrе bаktığımdа iѕе, yаѕtıklаrın kılıfındаn vе çаrşаfın rеngindеn аnlаdığım kаdаrıylа, аbim bаşkа bir gün çеkmişti ѕоn rеѕimlеri. Bunlаrı, аbim yеngеmi dоmаltmış götündеn ѕikеrkеn çеkmişti. En ѕоn rеѕim iѕе аbimin ѕреrmlеri yеngеmin götündеn dışаrı ѕüzülürkеn idi. Bu ѕоn rеѕmе bаkаrkеn öylе bir bоşаlmışım ki, ѕреrmlеrim tаа Bilgiѕаyаrın Klаvyеѕinе vе Mоnitörünе fışkırmıştı!

Реçеtеylе hеrtаrаfı ѕiliр tеmizlеdiktеn ѕоnrа, yеngеmin çıрlаk rеѕimlеrinе еn bаştаn, içimе ѕindirе ѕindirе, dеfаlаrса kеz dаhа bаktım, gесеnin ѕааt üçünе kаdаr! Gözlеrim iyiсе kızаrıр асımаyа bаşlаyınса yаtmаyа kаrаr vеrdim. Аmа hеmеn uyuyаmаdım. Gözlеrimi kараdığımdа yеngеmi nаѕıl ѕikеrim düşünсеѕi bеni bir iki ѕааt dаhа uyutmаdı. Hеnüz nаѕıl yарасаğımı bilmiyоrum, аmа mutlаkа bir yоlunu buluр, еnindе ѕоnundа yеngеmi ѕikесеğim! Bu kоnudа çоk kаrаrlıyım!

Teyzeme Agda Yaptım.


Merhaba, Hemen konuya girmek istiyorum. Her sene tatilimi yanında geçirdiğim dul yakınımla bu sene de beraberdik fakat daha önce hiç seks yakınlığı kurmamıştık birbirimize çok sıcak davranıyorduk çekinmeden hareketler yapıyorduk banyoya girdi birazdan gel kese atarsın dedi fakat ben biraz aceleci davranınca banyoda ağda yaparken yakaladım rahatsız olmadı hatta yanına çağırıp alamadığım yerler var yardım eder misin dedi

Biraz erken gitmişim sanırım teyzemi ağda yaparken yakaladım bir an dondum oda eli ile amını örtmek istedi fakat sonra gülümsedi ve beni yanına çağırdı gel utanma dedi amını yeni temizlemiş sıra göt deliğindeki kılları almaya gelmiş lakin biraz zorlanmış olsa gerek benden yardım istedi yapacağın yardım aramızda kalsın lütfen dedi tamam dedim fakat benimki kalkmıştı o da fark etti sorunsuzca olmamı söyledi üzerğmde şort ve atletim vardı ağda blaşmasın diye çıkarmamı istedi yalnızca kilotum kaldı ve bana nasıl yapacağımı tarif etti ağdayı ve önüme domaldı o görüntüyü hla hatırlarım şeftalisi eğilince aralanmıştı kırmızı delik görülüyordu anal deliği kıllar dış mükemmeldi hiç el değmediği dikkat çekici oluyoru elimle ağdayı göt deliğinin etrafına sürmeye başladım parmağımla yayıyordum deliğin üstüne gelmesin dedi bende temiz parmağımla deliğin üstünü temizledim.



Tanım ettiği biçimde kılları temizledim kıç deliği kıpkırmızı olmuştu yandığını söyleyip bir krem verdi ve yavaş yavaş sürer misin dedi ben öylesine tahrik olmuştum ki hemen hemen boşalacaktım teyzeminde tahrik olduğuna emindim ben dokundukça göt deliğini kasıp gevşetiyordu kremi üç parmağıma boşaltıp göt deliğine koydum ve yavaş yavaş yedirmeye başladım deliğin üstünde iken bilerek biraz bastırınca içine parmağımın ucu girdi teyzemin hoşuna gitmiş olacak ki içine de katar mısın kremi dedi parmağımı bastırdım ve deliğin etrafında dönmeye başladım parmağımla teyzem göt deliğini sıkıp parmağımı sıkıştırıyordu sonra birden bire bana döndü ve dudağıma yapıştı elini sikime attı biraz okşayınca ben boşaldım ama o daha yeni başlamıştı inen sikimi emerek tekrar kaldırdı ve götünü bana doğru çevirerek domaldı lütfen yavaş gir dedi ve bana teslim oldu benim aletim de daha yeni yeni gelişiyordu orta boyda idi kafasını götüne dayadım teyzemin deliği öylesine hazırdı ki biraz itince hemen girdi içi sıcacıktı götünün halkası sikimi sıkıyordu teyzemin korktuğu kadar acılı olmamıştı, önümde kıvıra kıvıra beni daha da mest ediyordu, çok uzun sürmedi ve deliğine bolca boşaldım. Parmağını arkasına sürüp çıkan spermleri aldı ve yalamaya başladı, tadı sevmişti, öptü beni ve banyodan çıktık.

Ah Bu Töreler 4


Sabah uyandığım zaman saat altı gibiydi, karım halen yatıyordu. Banyoya geçip duşu açtım ve sıcak suyun altına girdim. Banyodan sonra traş oldum, çıktığım zaman henüz kimse uyanmamıştı. İçimdeki şeytana uyup kızların odasına doğru yürüdüm. Kapı geçen geceki gibi hafifçe aralıktı. İçeriye bakınca kızların ikisinin de mışıl mışıl uyuduğunu gördüm. Odaya geri döndüğüm zaman karım uyanmış, giyiniyordu. Yine paçalı külotu vardı üzerinde. Onun üstüne basma eteğini giyip, çiçekli bir gömlek giydi. Başını arkadan bağladı ve “Ben kahvaltıyı hazırlayayım.” diyerek mutfağa geçti. Karım aslında biraz bakımla güzelliği ortaya çıkacak bir kadındı. Ona elbiseler, iç çamaşırları alma fikri o an geldi aklıma.

Kahvaltı yaptıktan sonra kızlarla arabaya atladık. Esra’yı okula bıraktıktan sonra Özge ile işe gittim. Diğerleri henüz gelmemişlerdi. Aklımda karışık düşünceler vardı. O anda Özge’ye baktım. Hafif bir makyaj yapmıştı. Boyu 1.65 kadar vardı, ama şimdi ayağındaki topuklularla beraber neredeyse 1.75 olmuştu. Aynı zamanda dolgun hatlı bir kızdı, 70 kilo vardı belki. Uzun ve bol mavi eteğinin üstüne, beyaz bir gömlek giymişti, gömleğin içinde ip askılı beyaz bir bluzu vardı, sutyenin askıları da belli oluyordu. Başına da eteği ile aynı renk bir türban takmıştı. Ona, “Niye böyle süslendin?” diye azarlarcasına sorunca ürktü, “Şey, ee...” falan deyince daha da kızdım. “Burada sadece erkekler çalışıyor. Giyimine kuşamına dikkat et. Birdaha makyaj falan yok!” dedim. Bana bakarak ağlamaklı bir sesle, “Ben senin için yaptım. Diğerleri beni ilgilendirmiyor. Yoksa beğenmedin mi?” dedi. Gözlerinden yaşların süzüldüğünü gördüm. Gözüne sürdüğü iki parça boya şimdi yanaklarından akıyordu. Bu sefer kendime kızdım. Ama cesaretine de şaşırmıştım. Bana açık açık ilanı aşk ediyordu.

“Ben senin annenle evliyim. Geçen gece olanlar bir hataydı!” diye kendisine yem atınca, “Hayır, böyle söyleme. Ben seni seviyorum. Annem çok şanslı bir kadın. Onun yerinde olmak isterdim!” dedi. Annesiyle evli olmam onun için önemli değildi. Beni sevdiğini söylüyordu.

Diğerleri her an gelebilirdi, o nedenle ters bir şey yapmamalıydım. “Lavaboya geçip yüzünü temizle, istersen makyaj yap yeniden!” dedim. Gülerek içeri geçti. Biraz sonra da diğerleri geldiler. Aslında bu kadar kızmama gerek yoktu. Diğer çalışanlar hem akrabaydı, hem de Özge’nin kim olduğunu iyi biliyorlardı. Kalkıp ona yan gözle bakmayacaklarını çok iyi biliyordum, ama yine de onu kıskanmıştım.

Akşam altı gibi paydos ediyorduk. Elemanlar tek tek çıktılar. Ben Özge ile kaldım. Onu sikmek için yanıp tutuşuyordum. İşyerinin kapısını içerden kilitledim. Özge ise masasında notlarına bakıyordu. Yazıhanem içerde kalıyordu. Onu elinden tutup kaldırdım. “Nereye? Çıkıyor muyuz?” diye sordu. Cevap vermeden onu yazıhaneme soktum. Özge her şeyi anlamıştı. Onu kucakladığım gibi masamın üzerine oturttum. Ardından dudaklarına yapıştım. “Dudaklarını serbest bırak!” deyip, alttaki etli dudağını emmeye başladım. Dilimi ağzının içine soktum. Dudaklarını küçük küçük ısırıyordum. Dudaklarının üzerindeki, çenesindeki hafif tüyler dudaklarıma batıyordu.

Ellerimi gömleğinin üzerinden memelerine attım. Onları sıkmaya, okşamaya başladım. Özge hafif hafif inlemeye başlamıştı. Gözleri sürekli kapalıydı. Bir elimi eteğinin içinden soktum ve kalçasını avuçladım. Hafif tüylü dolgun kalçasını okşadıkça yarağım da pantolonumu yırtacakmışçasına zorluyordu. Karşısında soyunup çırılçıplak kaldım. Özge havaya dikilmiş haşmetli yarağıma bakıyordu. Uzun ve kalın bir sopa gibiydi; ben bir şey demeden elini yarağıma attı ve okşamaya başladı. Ben ellerimi kalçalarıma atmış, Özge yarağımı okşuyor ve sürekli kıkır kıkır gülüyordu. İnce, narin parmakları yarağımın yanında küçücük kalıyordu. Çok büyük zevk alıyordum.

Daha sonra masanın önündeki kanepeye oturdum. Yarağımı tuttum, bacaklarımı açtım ve Özge’ye eğilmesini söyledim. Özge masadan indi ve önümde eğildi ama bu şekilde dengede duramadığı için diz çöktü. Emirlere itaat eden bir köle gibiydi, ne desem yapıyordu. Başını tuttum ve “Yaklaş!” dedim. Özge kanepenin minderlerinden tutundu, bana doğru daha doğrusu yarağıma doğru eğildi. “Ağzını aç!” dedim fısıldar gibi. Bana bakınca başparmaklarımla yanaklarını okşadım ve “Hadi, aç ağzını!” dedim tekrar. Ağzını hafifçe aralayınca başından tutarak onu yarağımın kafasının önüne daha da yaklaştırdım ve “Yala!” dedim bu kez, “Dondurma yalar gibi yala!” dedim.

Özge çekingen bir tavırla diliyle yarağımı yalamaya başladı. Yarağımın kafasına attığı dil darbeleri beni inanılmaz tahrik ediyor ve azdırıyordu. Bir süre sonra çekingenliği gitti ve bu kez dudaklarıyla emmeye başlamıştı. Bir taraftan yalıyor, bir taraftan emiyordu; gözlerimi kapatmıştım, ellerimle başını okşuyordum sürekli. Ellerini dizlerimin üzerine koydu ve bu şekilde yalamaya devam etti.

Bu şekilde giderse kısa sürede ağzının içine patlayacaktım, ama bunu yapmaya hiç niyetim yoktu. Başını tuttum ve yavaşça geriye ittim. Özge yarağımı bırakmak istemiyor gibiydi. Bu hali hoşuma gitmişti. Dudaklarına sürdüğü ruj yarağımın kafasını boyamıştı. Onu kollarından tutup kalkmasını söyledim. Onu kaldırıp bu sefer kanepeye oturttum. Önünde diz çöktüm. Bacaklarını ayırdım ve uzun eteğini yukarı sıyırdım. Karşımda beyaz kalçaları, bacakları belirince yarağım iyice tavan yaptı. Bacaklarında alınmamış tüyler vardı.

Kalçalarını emmeye ve yalamaya başladım. Tüyler hafif hafif dudaklarıma batıyordu. Özge derin derin inliyor, saçlarımı okşuyordu sürekli. Dilim yavaş yavaş kasıklarına yaklaştıkça inlemeleri çoğaldı. Minik, dantelli, beyaz bir külotu vardı. Amının kılları üzerinden belli oluyordu ve kasıklarında da siyah kılları, tüyleri vardı. Özge güzel ve alımlı bir kızdı, ama pek bakımlı değildi. Külotunun üzerinden parmaklarımla amını yoklamaya başlayınca, “Imm, ıhh!” diyerek inledi ve inlemeleri sürekli hale geldi. Parmaklarım amının üzerinde, kasıklarında dolaştıkça saçlarımı çekiyordu.

Yavaşça külotunu kenarlarından tutup sıyırdım ve bacaklarından çıkardım. Amı ıslanmıştı, am dudaklarına yumulup emmeye başladım. Neredeyse o pozisyonda boşalacaktım. Özge’nin inlemeleri zaman zaman çığlıklara dönüşüyordu. Amının üzerindeki kıllar ağzıma batıyordu. O nedenle daha fazla devam etmek istemedim. Bir dahaki sefere ona temizlenmesi gerektiğini söylemem gerekiyordu. Doğruldum ve yarağımı tutarak tekrar yalamasını istedim. Özge bu sefer iştahla yarağımı emiyor, yalıyordu. Sanki acelesi varmış gibiydi. Yarağıma iki eliyle sarılmış, başını ileri geri hareket ettirerek emiyordu. Ona, “Tamam, bu kadarı yeterli!” diyerek kendimi geri çektim. Ayağa kaldırdım ve masaya domalttım.

Elleriyle masanın kenarından sıkıca tutunmuş, ara ara arkaya bakıyordu. Eteğini beline sıyırdım ve bacaklarını ayırmasını söyledim. Göt yanaklarını tutup yoğurmaya başladım. Özge, “Ahh, ımm, ığhh!” diye diye inledikçe götüne girmek için sabırsızlanıyordum. Göt yanaklarını ayırınca, siyah bir çukura benzeyen kıllı göt deliği göründü. Götünün kenarlarına parmaklarımla dokunmaya başlayınca, “Uhh, ımm, ayy!” diyordu. Geçen gece olduğu gibi orta parmağımı yavaşça deliğine sokmaya başladım. İlk boğumuna kadar kolayca girmişti, bundan sonra yavaş yavaş sokmaya başladım. Özge deli gibi inliyor, başını sağa sola atıyordu. Parmağım deliğinin içine köküne kadar girince içinde gidip gelmeye ve çevirmeye başladım.

Bu arada diğer elimle de amını ovalıyordum. Amı vıcık vıcık sulanmıştı, göt deliğinin ağzı da terden sırılsıklam olmuştu. Parmağım artık göt deliğinin içinde daha rahat hareket eder olmuştu ve hızlı hızlı sokup çıkardıkça Özge deli gibi inleyip, çığlık atıyor ve nefesi kesilecekmiş gibi soluk alıp veriyordu. Götünün deliğinde birkaç dakika boyunca parmağımla genişletme çalışması sonuç vermişti. Şimdi işaret parmağımı da beraberinde soktum. Özge’nin göt deliği lastik gibiydi. Parmaklarım içine girdikçe delik açılıyor, çıkardığım zaman hemen kapanıyordu. Özge’nin inlemeleri içeriyi doldurmuştu.

Parmaklarımı deliğinden çıkardım. Çırılçıplak halde lavaboya gidip ellerimi bol sabunla yıkadım. İçeriye elimde sıvı sabun şişesi ile dönünce Özge’yi ayakta üzerini toparlarken gördüm. “Ne yapıyorsun?” diye sorunca, “Bitmedi mi? Eve gitmiyor muyuz?” diye sordu. “Hayır, daha yeni başladık! Hadi eğil, hadi korkma, canını yakmam!” dedim. Elimdeki sıvı sabunu kastederek, “Ne yapacaksın onunla?” diye sordu. “Sen eğil, öğrenirsin şimdi!” dedim.

Dediğim gibi tekrar masanın üzerine eğildi ve kenarlarından sıkıca tutundu. Sürekli bana bakıyordu ve korktuğu anlaşılıyordu. “Ben bakireyim, lütfen yapma!” deyince, “Merak etme, yine bakire olarak kalacaksın!” dedim. Eteğini yukarı sıyırınca gördüğüm manzara inişe geçmiş yarağımı tekrar kaldırmaya yetti. Elime bol miktarda sıvı savun döküp yarağımı sabunlamaya başladım. Ardından bir miktarda göt deliğinin ağzına döktüm ve parmağımla içine yedirmeye başladım. Yarağım ve göt deliği kaygan bir hal almıştı. Yarağımı yavaşça kafasından tutarak göt deliğine bastırmaya başladım.

Özge devamlı başı arkada, “Ay, ah, yapma, çok günah, ah, yapma!” diyordu. Ama onu bu akşam götünden sikmeden bırakmaya niyetim yoktu. “Korkma, canını yakmam!” diyerek onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Ama o aynı şeyleri söylemeye devam ediyordu. Yarağımın kafası yavaş yavaş götünün içine girmeye başladıkça daha çok bastırmaya başladım. Kıllı göt deliği vakum gibi yarağımı sıkıyordu ama gittikçe açılıyor, açıldıkça da içine daha çok giriyordum.

Bir süre sonra yarağım neredeyse yarısına kadar içine girmişti ki, Özge’den deli gibi sesler yükselmeye başlamıştı. Bana sürekli çıkarmam için yalvarıyordu. Ama ben kalçalarından tutarak zorlamaya ve içine girmeye çalışıyordum. Gittikçe hızlanmaya başladım. Özge yerinde kıpırdanıyor, götünü sağa sola çeviriyordu. Bu da götünde rahat gidip gelmeme engel oluyordu. Onu kalçalarından daha sıkıca tuttum ve daha çok bastırmaya başladım. Masam sağlamdı ama yavaş yavaş sallanmaya başlamıştı. Özge sıkıca tutunmuş, masaya yapışmış gibiydi. İnanılmaz bir zevk alıyordum. Daha önce para karşılığı bir kadının götünü sikmiştim, ama göt deliği amı kadar genişlemişti ve içine girip çıkarken hiç zorlanmamıştım. Ama şimdi delik yarağımı sıktıkça aldığım zevkte bir o kadar artıyordu.

Özge’nin inlemeleri ve çığlıkları yavaş yavaş azalmış, bununla birlikte götüne daha kolay ve zorlanmadan girer olmuştum. Deliğin yarağıma yaptığı baskı boşalmamı geciktirmişti. Boşalacağıma yakın yarağımı götünden çıkardım, o anda delikten ‘Zort!’ diye bir ses geldi. Yarağımla birlikte içine giren hava böylece deliğinden çıkıyordu. Deliğin ağzı az önceki gibi kolayca kapanmamış, biraz açık kalmıştı. Yeniden içine girdim ve gidip gelmeye başladım.

Bu şekilde birkaç dakika Özge’yi götünden siktim ve nihayetinde inanılmaz bir zevkle boşaldım. Yarağım halen götünün içindeydi, bir süre daha içinde kaldım. Yarağımı çıkardığım zaman döllerim deliğin ağzından akmaya başlamıştı ve deliğin içine giren hava, döllerimin üzerinde küçük hava kabarcıkları oluşturuyordu. Masanın üzerindeki kağıt mendilden bolca aldım ve akan dölleri, kalçalarını iyice sildim, temizledim. Aynı şekilde yarağımı da sildim.

Sonra birlikte giyindik ve toparlandık. Özge’nin acı çektiği yüzünden belli oluyordu. Ona, “Bir zaman sonra geçer, korkma!” dedim. Bana cevap vermedi. Birlikte dükkândan çıkıp arabaya bindik. Özge koltuğa oturdu ama, “Ay, ah!” diye diye söylenmeye başladı. Ben yine aynı şekilde kısa zaman sonra acılarının biteceğini ve bundan sonra acı çekmeyeceğini söyledim. Özge eve kadar kıvranıp durdu. Arabada ona, “Vücut temizliğini ihmal etmişsin!” dediğimde hafifçe kızardı, utanmıştı. Bana, “Ben kendim yapamıyorum, tüylerimi normalde annem alıyor. Ama o da son zamanlarda seninle evlenecek diye beni ihmal etti!” dedi. Sonra da, “Anneme söylüyorum ama şu aralar da aklı bir karış havada!” deyip güldü. Neden güldüğünü anlamıştım. Sonra bir ara, “Annemle de böyle yapıyor musun?” diye sordu. “Neyi yapıyor muyum?” dedim. “Şeyi işte, anlasana!” dedi. Ben yine, “Anlamadım?” diye cevapladım. Bunun üzerine oflayıp pufladı ve ağzındaki baklayı çıkardı, “Annemi de götünden sikiyor musun?” dedi. Ona baktım ve “Hayır!” dedim. Eve gidene kadar bir daha konuşmadık. Özge alınmış gibiydi, annesini götünden sikmediğime içerlemişti sanki.

Eve geldiğimiz zaman karım, “Ay, nerede kaldınız? Merak ettim!” dedikten sonra, Özge’ye bakıp, “Neyin var kızım? Ne oldu?” diye sorunca, ben hemen, “Yok bir şeyi, öğlen yediği yemek biraz midesini bozdu!” dedim. Özge birşey demeden odasına girdi. Biz akşam yemeğini yerken Özge bize katılmadı, o sırada banyoya girip duş aldı. Annesi, “Bu kızda bir şeyler var!” diyerek söyleniyordu. Yemekten sonra ben de duşa girdim. Çıktıktan sonra içerdekilere, “İyi geceler!” diyerek yatak odama çekildim.

Yatağa girmiştim ki karım içeri girdi ve “Hayırdır, sen de mi rahatsızsın?” dedi. “Yok birşey, sen yatmıyor musun?” dedim. “Gelirim birazdan...” diyerek içeri geçti. O sırada ben uyumuşum. Gecenin bir vakti uyandığımda, karım yanımda, bana sarılmış halde uyuyordu